top of page

Birleşik Krallık’ın çelik kotası: Türkiye için ne değişti?

NarPoint
9 Eki
7 dakikada okunur

Birleşik Krallık’ın 1 Temmuz 2026’dan itibaren uygulamaya aldığı yeni çelik ticaret rejimi, belirli çelik ürünlerinde gümrüksüz ithalatı kota ile sınırlandırıyor. Kota aşıldığında ilgili ürünlerde mal bedeli üzerinden %50 kota üstü tarife uygulanıyor. İngiltere'nin aldığı karara göre genel çelik kota hacimleri önceki çelik safeguard rejimine kıyasla %51 azaltıldı ve kota dışı ithalata %50 tarife getirildi.


Bu rejim Türkiye açısından somut etkisini özellikle Category 27 — non-alloy and other alloy cold finished bars (Alaşımsız ve diğer alaşımlı soğuk işlenmiş çubuklar) başlığında gösterdi. UK Integrated Online Tariff’in 2 Ekim 2026 tarihli stop press kaydında, Türkiye için Quota Order Number 058666 kotasının 31 Aralık 2026’da sona erecek dönem için 2 Ekim 2026 itibarıyla tükendiği bildirildi; etkilenen commodity code listesi 7215100000, 7215501100, 7215501900, 7215508000, 7228109000, 7228502000, 7228504000, 7228506900 ve 7228508000 olarak verildi.


Bir Türk şirketinin Birleşik Krallık’a çelik satması yasaklanmış değil. Ancak bazı çelik ürünlerinin ülkeye girişinde artık daha dar bir kota ve kota dışında kalan ithalat için daha yüksek bir vergi söz konusu. 1 Temmuz 2026’da başlayan sistemde, önceki koruma düzenlemesine kıyasla toplam kota hacmi %51 azaltıldı; kota dışı tarife %50 olarak belirlendi. Önceki düzenlemenin %25’lik ek vergisi ise 30 Haziran’da sona erdi. Yani eski ve yeni oranlar toplanarak %75 şeklinde uygulanmıyor. (gov.uk)

Bu düzenlemeyi anlamak için üç soruyu birbirinden ayırmak gerekiyor: Birleşik Krallık neden çeliğe özel bir sistem kurdu? Türkiye’den hangi ürünlerin ne kadar ithalatına kota tanındı? Kota dolduğunda ticaret nasıl etkileniyor?

Birleşik Krallık neden çelik ithalatına kota uyguluyor?


Birleşik Krallık hükümeti çeliği yalnızca bir sanayi ürünü olarak değil, altyapı ve savunma için gerekli bir üretim kapasitesi olarak görüyor. Hükümetin 19 Mart 2026’da açıkladığı stratejinin amacı, ülkede çelik üretimini korumak ve yerli üretimin iç tüketimdeki payını artırmak. Açıklamada bu payın yaklaşık %30’dan %50’ye kadar yükseltilmesi hedefleniyor. Bu bir gerçekleşme değil, hükümetin politika hedefi.


Gerekçenin diğer tarafında dünyadaki fazla üretim kapasitesi bulunuyor. Birleşik Krallık’ın strateji belgesi, başka ülkeler ithalata engel koyduğunda bu pazarlara giremeyen çeliğin BK’ye yönelerek yerli üreticiler üzerindeki fiyat baskısını artırabileceğini savunuyor. Aynı belge, bütün çelik ihtiyacının yerli üretimle karşılanamayacağını ve ithalatın gerekli olmaya devam edeceğini de kabul ediyor.

Dolayısıyla hükümetin kurduğu sistem, ithalatı tamamen durdurmak yerine belirli miktardaki ithalata daha elverişli koşullar sağlıyor; bunun dışındaki ithalatı ise pahalılaştırıyor.


Bu tercihin farklı tarafları var. Çelik üreticileri daha güçlü koruma isterken, çeliği kullanarak başka ürünler üreten işletmeler daha sınırlı müdahaleyi ve tedariklerinin korunmasını savunuyor. Bu görüş ayrılığı Birleşik Krallık’ın kendi strateji belgesinde de yer alıyor.


Kota tam olarak ne demek? İhracat yasağından farkı ne?


Burada kullanılan araç bir tarife kotası. Basitçe, belirli ürünlerin belirli bir miktara kadar daha düşük vergiyle ithal edilebilmesini sağlayan bir düzenleme.


Kota, Türkiye’deki bir ihracatçıya gönderilen “bu yıl şu kadar mal satabilirsiniz” belgesi değil. İthalatçı, Birleşik Krallık gümrük işlemlerinde uygun kota numarasıyla başvuruyor. Ürün kodunun, menşeinin ve gerekli belgelerin koşulları karşılaması gerekiyor. Kota avantajı kendiliğinden uygulanmıyor. (gov.uk)


Bunu basitleştirilmiş, tamamen varsayımsal bir örnekle düşünelim:

Bir ürün için dönemlik 1.000 ton kota bulunduğunu varsayalım. Uygun ithalat başvuruları bu miktarı kullanabiliyor. Kota tükendikten sonra aynı ürünün ithalatı devam edebiliyor; ancak kota avantajı kalmadığından tam vergi oranı devreye giriyor. Bir başvurunun tamamı veya yalnızca bir bölümü de karşılanabiliyor. HMRC’nin rehberi, başvuruları bu üç olasılıkla değerlendirdiğini açıklıyor.

Kısacası kota, malın mutlaka ülkeye giremeyeceği sınır değil; hangi miktarın daha elverişli vergi koşulundan yararlanabileceği sınırdır.

Bu düzenleme yalnızca Türkiye’ye mi uygulanıyor?


Hayır. Birleşik Krallık’ın çelik stratejisi, yeni düzenlemenin serbest ticaret anlaşması bulunan ortakları da kapsayacağını açıkça belirtiyor. Bu nedenle sistemi yalnızca Türkiye’ye karşı alınmış bir karar olarak tanımlamak doğru değil.


Ancak uygulamanın Türkiye açısından hukuki ve ticari itiraz konusu olmadığı da söylenemez. Ankara Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğinin 6 Temmuz 2026 tarihli duyurusu, Ticaret Bakanlığının düzenlemeyi Türkiye–Birleşik Krallık Serbest Ticaret Anlaşması ve Dünya Ticaret Örgütü yükümlülükleriyle bağdaşmaz bulduğunu, bu görüşü Birleşik Krallık tarafına ilettiğini aktarıyor. Bu, Türkiye tarafının resmî itirazıdır; kesinleşmiş bir yargı veya uyuşmazlık çözüm kararı değildir.


Türkiye’ye hangi çelik ürünlerinde ne kadar kota ayrıldı?


Birleşik Krallık’ın karar tablosunda Türkiye’ye ayrı ülke kotası tanınan yedi ürün kategorisi bulunuyor:

Kategori

Ürün grubu

Gümrük ürün kodları

Yıllık Türkiye kotası

12B

Alaşımsız ticari çubuklar ve hafif profiller

72143000, 72149110, 72149190, 72149931, 72149939, 72149950, 72149971, 72149979, 72149995, 72159000, 72161000, 72162100, 72162200, 72164010, 72164090, 72165010, 72165091, 72165099

18.654 ton

13

İnşaat demiri

72142000, 72149910

50.582 ton

20

Gaz boruları

73063041, 73063049, 73063072, 73063077

29.917 ton

21

İçi boş profiller

73066110, 73066192, 73066199

99.399 ton

25B

Büyük kaynaklı borular — ikinci grup

73051900, 73052000, 73053100, 73053900, 73059000

5.110 ton

26

Diğer kaynaklı borular

73061900, 73062900, 73063012, 73063018, 73063080, 73064020, 73064080, 73065021, 73065029, 73065080, 73066910, 73066990, 73069000

14.517 ton

27

Alaşımsız ve diğer alaşımlı soğuk işlenmiş çubuklar

72151000, 72155011, 72155019, 72155080, 72281090, 72285020, 72285040, 72285069, 72285080

5.371 ton

Toplam

Bu yedi ürün kotasının toplamı

—

223.550 ton

Kaynak: GOV.UK çelik ticaret tedbiri, ülkelere göre kota tablosu.


223.550 ton, Türkiye’nin bütün çelik ihracatına konulmuş mutlak bir üst sınır değildir. Diğer kategorilerde, uygun koşullarla birden fazla ülkenin yararlanabildiği ortak kota havuzları da bulunuyor.


Düzenlemenin hazırlık sürecinde Türkiye’ye ayrılan bu yedi kotanın toplamı, nisan ayındaki geçici bildirimdeki 200.309 tondan 223.550 tona yükseltildi. En belirgin değişiklik 12B kategorisinde gerçekleşti: Tahsis 1.788 tondan 18.654 tona çıkarıldı.


Burada görünürdeki çelişkiyi ayırmak gerekiyor: Genel sistem için belirtilen %51 azalış, önceki koruma düzenlemesiyle karşılaştırmadır. Türkiye’nin tahsisindeki artış ise yeni sistemin geçici taslağı ile nihai kararı arasındaki değişimdir. Bunlar farklı karşılaştırmalardır.


Çok konuşulan 5.371 tonluk kota neden bütün sektörü anlatmıyor?


5.371 ton yalnızca Kategori 27’nin yıllık Türkiye kotasıdır. İnşaat demiri, gaz boruları veya diğer kategoriler bu rakama dahil değildir.


Bu kategorinin kota takvimi şöyledir:

Dönem

Başlangıç tahsisi

1 Temmuz–30 Eylül 2026

1.342 ton

1 Ekim–31 Aralık 2026

1.342 ton

1 Ocak–31 Mart 2027

1.342 ton

1 Nisan–30 Haziran 2027

1.345 ton

Kota yılı toplamı

5.371 ton

İlgili kota numarası 058666. Buradaki yıl, ocak–aralık takvim yılı değil, Temmuz 2026–Haziran 2027 kota yılıdır. 


Bu tabloda yazan miktarlar gerçekleşen ihracat değil, tahsis edilen kota miktarlarıdır.  Dolayısıyla 1.342 tonluk dönem tahsisinden hareketle “Türkiye bu kadar ihracat yaptı” veya “kotayı şu kadar aştı” sonucu çıkarılamaz.


Kota tükenirse ne kadar süreyle tükenmiş kalır?


Güncel bakiye önemlidir. Kullanılmayan ülke veya ortak kota miktarları aynı kota yılı içinde sonraki çeyreğe devredilebilir. Uygulama bildirimine göre devir, ilgili çeyreğin bitiminden sonraki 20’nci iş gününde yürürlüğe girer. Yıl sonunda kalan miktar ise sonraki kota yılına taşınmaz.


Bu nedenle bir tarihteki “tükenmiş” durumundan, sonraki dönemin bütün günleri için aynı sonuca varmak doğru değildir. Ayrıca çeyreklik miktarın %90’ı tahsis edildiğinde kota “kritik” olarak işaretlenir; bu durumda ithalatçıdan vergi için teminat istenebilir.


%50 tarife fiyatı nasıl etkiliyor?


Yüzde 50, tonaj üzerinden alınan sabit bir ücret değildir; kota dışında kalan malın değerine uygulanan orandır.


Şu örnek gerçek bir sevkiyatı veya piyasa fiyatını temsil etmiyor:

İlgili ürünün 100 tonluk sevkiyatında, vergi hesabına esas değerin ton başına 800 sterlin olduğunu varsayalım.

Varsayımsal hesap

Tutar

100 ton × 800 sterlin

80.000 sterlin

Sevkiyatın tamamı kota dışındaysa %50 tarife

40.000 sterlin

Mal değeri + yalnızca bu tarife

120.000 sterlin

Bu son rakam, bütün giderleri içeren nihai ithalat maliyeti değildir. Örneğe KDV, diğer vergiler ve ayrıca doğabilecek masraflar dahil edilmemiştir.


Ayrıca ilgili ürün ve menşe için geçerli başka bir anti-damping veya sübvansiyona karşı vergi varsa, bunlar kota içindeki mallarda da uygulanabilir; kota dışında %50 tarife ile birlikte birikebilir. Bunun bütün Türk çelik ürünleri için otomatik olarak geçerli olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. 


Ticari açıdan önemli sonuç şudur: Aynı ürün için kota avantajının alınabilmesi veya alınamaması, alıcının karşılaşacağı maliyeti değiştirebilir. Bu yüzden yalnızca Türkiye’den çıkış tarihi değil, Birleşik Krallık’taki gümrük işlemi ve kota başvurusunun sonucu da önem taşır. HMRC kotaya erişimi ithalatçılara ilk gelen başvurular esasına göre sağlar.


Türkiye’nin Birleşik Krallık’a çelik ihracatı ne büyüklükte?


Çelik İhracatçıları Birliğinin 2025 Faaliyet Raporu, ülke tablosunda “İngiltere” başlığı altında şu miktar ve değerleri veriyor:

Gösterge

2024

2025

Değişim

İhracat miktarı

649.620 ton

753.717 ton

%16,02 artış

İhracat değeri — FOB

625.632.451 ABD doları

629.217.436 ABD doları

%0,57 artış

Hesaplanan ortalama birim değer

963,07 dolar/ton

834,82 dolar/ton

%13,32 düşüş

Miktar ve değerler ÇİB raporundan; ortalama birim değerler, ihracat değerinin tonaja bölünmesiyle hesaplandı. (cib.org.tr) Tablo, 2025’te daha fazla tonajın yaklaşık aynı toplam dolar değeriyle ihraç edildiğini gösteriyor. Ancak 834,82 dolar/ton, bütün çelik ürünleri için geçerli bir piyasa fiyatı değildir. Farklı ürünlerin toplamından hesaplanan ortalamadır. Ürün bileşiminin değişmesi de bu ortalamayı etkileyebilir; buradan tek başına aynı ürünün fiyatının veya şirketlerin kârının ne kadar düştüğü anlaşılamaz.


Bu ulusal ihracat toplamı yalnızca Kategori 27’yi kapsamıyor. Ayrıca 2025 takvim yılı verisi ile Temmuz 2026’da başlayan kota yılının tahsisleri farklı dönem ve ürün kapsamlarına ait. Bu nedenle “753.717 tondan 223.550 tonu çıkararak kota aşımını bulmak” yanlış olur. (cib.org.tr)


Hangi şehirler etkileniyor? İl verileri bize ne söylüyor?


Şehir bazında cevap ararken üç farklı bilgi birbirine karıştırılmamalı: bir ilin dünyaya yaptığı çelik ihracatı, aynı ilin Birleşik Krallık’a yaptığı bütün mal ihracatı ve o ilin özellikle BK’ye yaptığı çelik ihracatı. İlk ikisini bilmek, üçüncüsünü hesaplamaya yetmez.


Ticaret Bakanlığının Ağustos 2026 Faaliyet İllerine Göre İhracat Bülteni, Kocaeli ve İzmir için aşağıdaki iki ayrı göstergeyi sunuyor:

Aşağıdaki tablo, Birleşik Krallık'a çelik ihracatı tablosu değildir; iki farklı ihracat toplamını gösterir.

İl

Birleşik Krallık'a bütün ürünlerde ihracat:

Ağustos 2026

Bütün ülkelere “demir ve çelik”, fasıl 72 ihracatı: Ağustos 2026

Kocaeli

304.910.000 ABD doları

208.150.000 ABD doları

İzmir

72.213.000 ABD doları

180.198.000 ABD doları

Kaynak: Ticaret Bakanlığı bülteninin ülke ve ürün dağılımı grafikleri.


Kocaeli’nin 208,15 milyon dolarlık demir-çelik ihracatının tamamının BK’ye gittiği söylenemez. Aynı şekilde İzmir’in BK’ye 72,21 milyon dolarlık ihracatının ne kadarının çelik olduğu bu tablodan çıkmaz. Bu rakamlar iki ilin ilgili ticaret bağlantılarını gösterir; BK’ye çelik ihracatında şehir sıralaması, tonajı veya ton başına değeri vermez.


“İhracat yapan şehir” üretim yeri anlamına mı geliyor?


Her zaman değil. TÜİK’in dış ticaret mikro veri rehberinde il alanı, ihracatçı firmanın merkezinin bulunduğu ili ifade ediyor. Giriş–çıkış gümrüğü ayrı bir alan. Faaliyet illerine göre ihracat serisi de ayrı bir yöntemle üretiliyor.


Örneğin, tamamen varsayımsal olarak, şirket merkezi bir ilde, üretim tesisi başka ilde ve yükleme limanı üçüncü ilde olabilir. Kullanılan veri serisine göre aynı ticaret farklı bir coğrafi başlık altında görülebilir.


Bu nedenle şehirler karşılaştırılırken “şirket merkezine göre mi, faaliyet iline göre mi, gümrük çıkışına göre mi?” sorusu baştan cevaplanmalı. İncelenen TÜİK değişken listesi, hedef ülkeyi gösteriyor; BK içindeki alıcı veya varış şehrini göstermiyor.


Şehir başına tonaj ve birim değer nasıl hesaplanmalı?


Doğru tablo, aynı dönem ve ürün kapsamı için il, hedef ülke, ürün kodu, net ağırlık ve ihracat değerini birlikte içermeli. TÜİK rehberinde ürün kodu, kilogram miktarı ve dolar değeri ayrı alanlar olarak tanımlanıyor.


Böyle bir tablo elde edildiğinde hesap basittir:

İhracat miktarı, ton = net kilogram ÷ 1.000

Ortalama birim değer, dolar/ton = toplam ihracat değeri ÷ toplam tonaj


Ancak yalnızca dolar değeri bulunan bir şehir için, Türkiye ortalamasını kullanarak tonaj tahmin etmek güvenilir bir sonuç vermez. Benzer şekilde, farklı ürünleri ihraç eden şehirlerin ortalama birim değerleri doğrudan “daha pahalı veya daha kaliteli çelik satıyor” şeklinde yorumlanamaz.


Sonuç: Önemli olan yalnızca kota miktarı değil, doğru karşılaştırma


Birleşik Krallık’ın çelik sistemini anlamanın anahtarı, ürün kapsamı, kota dönemi, güncel bakiye ve ithalat değerini ayrı ayrı değerlendirmek.


İhracatçı açısından kota tablosu bir başlangıç noktasıdır; gerçekleşmiş satış veya kullanılabilir bakiye tablosu değildir. İthalatçı açısından ise kota avantajı, uygun başvurunun sonucuna bağlıdır. HMRC’nin rehberi, ürünün yanlış sınıflandırılması veya gerekli belgelerin bulunmaması halinde tam verginin doğabileceğini belirtiyor.


NarPoint okuru için en önemli ayrım şu: Çelik ticareti devam edebilir; fakat aynı ticaretin maliyeti kota durumuna göre değişebilir. Bu maliyeti anlamak için bütün sektörü tek bir kota rakamına indirgememek, geçmiş ihracat toplamını yeni dönem tahsisiyle karıştırmamak ve şehir verilerini doğru coğrafi tanımla okumak gerekiyor.

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page